YAZIK, OLAN YİNE KAYSERİSPOR’A OLDU


  • Yazar : Devrim ÇALIŞKAN / 2024-12-23 10:40:36

Sonda soracağımı şimdi soruyorum.

Olan kime oldu şimdi?

Kim zarar gördü?

Kişisel hırsınız yüzünden cezayı yine kim ödeyecek?

Stadyumda ortaya çıkan görüntüler sizce normal mi?

Evet, yine Kayserispor ve oluşturulan yeni kriz.

Herkesin eline sağlık.

Hepinizi tebrik ediyorum.

Böyle devam edin.

Sonrada çıkın ve Kayserispor bizim sevdamız deyin.

Artık kimse yemez.

Bunu çakma Kayserispor’lulara diyorum.

Galatasaray maçında tribünler neredeyse doluydu.

İçimizdeki çakma Kayserispor’lular da yerini almıştı.

Adamın boynunda Kayserispor atkısı var ama Galatasaray’ın golüyle kafaları bozuyordu.

Üstünde Kayserispor forması var ama Yunus’un golüyle havalara uçuyordu.

Sizi gidi çakma Kayserisporlular!

Sizi gidi çakma Kayserililer.

Ayıp, ayıp.

***

Başka konuya geçmeden şu çakma sosyal medyacılara da bir şey söyleyeyim.

Ya arkadaş memlekete bir faydanız yok ama Kayserispor üzerinden prim yapmaya çalışıyorsunuz.

Topu görseniz mandalina dersiniz ama Kayserispor’u eleştiriyorsunuz.

Size mi kaldı?

Bir de Allah aşkına şu anket saçmalığından vazgeçin.

Kayserispor’a kim başkan olsun muş!

Ahmet mi olsun, Mehmet mi olsun, Mustafa mı olsun.

Sana ne getirisi var?

Senin anketin mi belirleyecek kimin başkan olduğunu?

Senin anketinle mi yola çıkılacak.

Sana ne kardeşim.

Bizim mesleğimizin üstüne yüksünüz inanın ki!

***

Sizi görmediğiniz ve duymadığınız konular için maç öncesine götürmek isterim.

Bizim basın giriş kapısında sadece gazeteciler ve stadyum görevlileri girebilir.

Başka da giriş yasaktır.

TFF’nin koyduğu bir kuraldır ve her stadyumlarda uygulanır.

Gittiğimiz deplasmanlarda biz bile zar zor girerken, Kayseri’de bu kapı yol geçen hanına döndü.

Beşiktaş maçında, Fenerbahçe ve özelliklede Galatasaray maçında girenin ve çıkanın haddi hesabı yoktu.

Girenlerde gazeteci değil ha!

Ben savcıyım diyen basın kapısından girdi.

Ben hakimim diyen basın kapısından girdi.

Ben başsavcı vekiliyim diyen basın kapısından girdi.

Ben polisim diyen yanındaki 3-5 kişi ile basın kapısından girdi.

Ben komiserim diyen yanında 3-5 kişi ile basın kapısından girdi.

Vali beyin haberi var, buradan girecek misin diyen basın kapısından girdi.

Adeta otobana döndü.

Yukarıda TSYD Başkanı Oktay Ensari ve Mustafa Gürbüz, aşağıda da ben ve Erman!

Akreditesi olmayanları almamak için yoğum mesai harcadık.

Sadece Erman kardeşime yardım etmek için kaldım aşağıda.

Keşke kalmasaydım sanki TSYD üyesiyim.

Peki, diğer TSYD üyeleri neredeydi acaba.

Şunu net olarak söylüyorum, eğer Oktay Ensari olmasın o basın tribünde de oturamazsınız.

Adamlar basın tribününe oturmaya geliyor kimsenin sesi çıkmıyor.

Sonrada ben TSYD yönetimindeyim diye kasıla kasıla maça geliyor.

Yerim sizin üyeliğinizi.

***

Buradan Sayın Vali Gökmen Çiçek ve İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın’a sesleniyorum.

Bu basın kapısından girenler ile ilgili bir yaptırımınız olacak mı?

Kamera kayıtları ortada.

Polisim deyip yanına 3-5 kişi taktı ve içeri girdi.

En acısı da şu!

Sayın Müdürüm, kimin dediğini teyit edemedim ama, “Bir emniyet mensubu, bu gazeteciler bir karakola düşerlerse elimizden çekecekler var” gibi sözler sarf etmiş.

Bunu şunun için söylemiş.

Yakınını basın kapısında almamak için çok uğraşmışız.

O zam bizde, “Bu polisler bir elimize düşse de bangır bangır haber yapsak mı diyelim”

Bir maç için ne söylenecek söz ne de karşı karşıya gelinecek konu.

Gereksiz bence!

***

Gelelim maçta yaşananlara.

Anlamsız bir şekilde herkes gergindi.

Aşağıda görevliler, maça girmek isteyenler le kavga ediyordu.

Tribünde çakma Kayserispor taraftar ile diğer taraftarlar kavga ediyordu.

Basın tribününde gazeteciler kavga ediyordu.

Ya Allah aşkına ne için?

Bu hırs niye?

Bu gerginlik niye?

Kim için, ne için?

***

Bu da yetmezmiş gibi bebenin biri sahaya atladı ve Muslera ile fotoğraf çekindi.

Bu kadar gergin bir ortamda gereksiz bir hamleydi.

Ne oldu yani, sana ödül mü verdiler?

Muslera seni yanına mı aldı?

Neyin kafası bu?

Ama yanlış yine yanlışla düzeltildi.

Bu seferde Kapalı Kale Lideri Ahmet Dirgenali sahaya atladı ve o genci yumruklamaya başladı.

Alın size yeni bir kriz daha.

Şimdi bu olaylar sonrasında oturup geyik mi yapalım?

“Ya başkan ne güzel yumrukladın mı” diyelim?

Ya da “Aferin sana çocuk nasılda Muslera ile fotoğraf çektirdin” diye tebrik mi edelim?

Ne yapalım?

Sonuçta hata, hata ile düzeltildi.

Yine tüm memlekete rezil olduk.

Herkesin eline sağlık.

***

Gelelim istifa konusuna.

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı’nın istifasını yanlış buluyorum.

Bir sinirle verilmiş bir karar olarak görüyorum.

Sanki kulübü bu duruma getiren Ali Çamlı.

Taraftarın bu istifa sevgisini de anlamakta zorlanıyorum.

Göreve geldiği günden beri taraftarı el tutan kişidir Ali Çamlı değil miydi?

Her seferin de Kapalı Kale’yi yere göğe sığdıran Ali Çamlı değil miydi?

Ne oldu da bu duruma gelindi?

Birileri çıksın açıklasın bizde bilelim.

Ona göre kime tavır alacağımızı bilelim.

Ama, ortada dönen bir şeyler var saklanıyor.

Çünkü yaşananlar normal değil.

Mesela, Sinan Kaloğlu ilk maçına çıktı ve istifa sesleri yükseldi.

Hangi şehirde ya da hangi takımda olmuştur acaba ilk maçta hem hocayı hemde yönetimi istifaya çağırmak.

Alanyaspor maçını hatırlayın.

Maç sonu Ali Çamlı açıklama bile yapmadan güle güle çıktı stadyumdan.

O gün yukarı da ne konuşuldu ya da neyin pazarlığı yapıldı?

Sayın Ali Çamlı bunu çıkıp açıklaması lazım.

Açıklamazsa her zaman kafalarsa soru işareti olarak kalacaktır.

O yüzden herkesi sakinliğe ve Kayserispor etrafında kenetlenmeye davet ediyorum.

Başka Kayserispor yok.

Bu günlerde geçer.

Birlik ve beraberlik ile aşılmayacak zorluk yoktur.

Ne olur gelin ayağa kalkalım.

Gereksiz hırslarımızı bir kenara bırakıp sevdamızın peşinden gidelim.

Son olarak bir kez daha soruyorum!

Şimdi, olan kime oldu?

Kim zarar gördü?

Kişisel hırsınız yüzünden cezayı yine kim ödeyecek?

Stadyumda ortaya çıkan görüntüler sizce normal mi?

Kalın sağlıcakla…